Skip to main content
Hayatımızın En Güzel Yılları

Hayatımızın En Güzel Yılları

Hayatımızın en güzel yılları başlığıyla bir yazı yayınlamak için ne yaşamış ya da görmüş olabilirim diye sorabilirsiniz. Şöyle açıklamaya çalışıyım. Lise yıllarımda izlediğim 1946 yapımı The Best Years of Our Lives (Hayatımızın en güzel yılları) filminde 2.Dünya Savaşı sonrasında evine dönen 3 askerin topluma adapte olmaya çalışması ve çevresindeki insanlara karşı davranış biçimleri, yaşadığı zorluklar anlatılıyordu. Bende askerden yeni geldiğim için başlığı bu şekilde belirlemeye karar verdim.

Evet kısa dönem askerlik yaptım, evet bir savaştan çıkmadım ya da terör bölgesinde yapmadım askerliğimi ama batının doğusunda vatana millete elimden geldiğince hizmet etmeye çalıştım. Yazının detayına inmeden önce acemi birliğini İzmir Aliağa Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığında, usta birliğini ise İzmir Kemalpaşa İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı dış karakollardan Armutlu karakolunda yaptığımı belirtiyim.

Kemalpaşayı duymayanlar ya da nasıl bir yer olduğunu bilmeyenler için ekşi sözlükteki şu yazıları okumasını tavsiye ediyorum. Gelelim askerlik hayatım boyunca tanıştığım kısa dönem asker arkadaşlarımdan ve tesadüfen tanıştığım bazı insanlardan bahsetmeye.

Acemi Birliği Aliağa Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı

Hayatımızın en güzel yılları deme sebebim tamamen acemi birliğindeki koğuş ve arkadaşlık ortamımın çok eğlenceli olmasından dolayı çünkü usta birliğinde uzun dönem askerler olduğu için böyle bir cümle sarf etmem mümkün değil.

Aliağa’daki acemi birliğimde koğuşum 22. koğuştu ve koğuşta ranza sırasına göre gidersek Yusuf (vallah billah farenjit olmuşam), Yasin (ben takip etmiyorum bir arkadaşım takip ediyor), Murat (At ağızlı), Ali (İngiliççe),  Ata (Medorah), Ben, Ufuk (atanamayan Hoca), Musa (çelik konstrüksiyoncu), Ömer (aynen abim Allah’a şükür ama bi 200 lira ateşlersen çok iyi olur) ve Sefa (La Badiiiiiii) birlikte 1 ay geçirecektik.

Acemi birliğindeki ilk sabahımızda uyandık tıraşları olduk içtima (beyler tdkdan baktım doğrusu bu şekilde) alanına indik. Eğitim komutanı geldi biraz kendisini övdü falan sonra dedi ben sizi komando gibi eğiticem 1 ayda ne kadar öğretebilirsem öğreneceksiniz. Adam sözünün eriymiş epey bi ezdi bizi ama aldığımız o eğitimlere rağmen ben hep gülüyordum çünkü kafa dengi arkadaşlarla aynı koğuştaydım o yüzden zaman güzel geçiyordu hem de askerliğin gereğinin bu olduğuna inanıyordum. Mesela eti pöti zamanlarımız vardı bizim ya da hastalıktan, öksürmekten ciğerimizin düştüğü ama yine de gülmekten geri kalmadığımız zamanlarımız. Hayatımızın en güzel yılları değildi belki (sonuçta 1 ay acemilik yaptık) ama en güzel dönemlerinden birisiydi. Neyse her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi acemi birliğinin de sonu gelmişti yeminimizi ettik ve kura usulü dağıldık. Bazı arkadaşlarım aliağada kaldı bazılarımız izmirin çeşitli yerlerine dağıtıldık.

Kimimiz çok rahat bir askerlik dönemi geçirdi kimimiz çok daha zor ama acemi birliğindeki arkadaşlıklar bambaşkaydı. Koğuştaki arkadaşlarıma söylemek istediğim kısa bir kaç şey var. Ata sen polimer mühendisi olamasan da çok iyi bir müzisyen olacaksın, Musa sen hayatının kadınıyla mutlaka tanışacak ve ingilizce işini de halledeceksin, Ufuk hoca sen iyi bir aile babası olacaksın ama kendini öğretmen olarak daha çok geliştirmen gerek, Ömer unutma Allah seni o yoldan çıkarmaz sen istemediğin sürece, Murat sen her şeyi yapabilirsin kendi potansiyelinden fazlasını bu kadar iyi yansıtan çok az insan tanıdım, Yasin mesleğini yapamazsan eğer iyi bir sporcu olacaksın, Sefa sen iyi bir komutan olabilirsin bütün özelliklere sahipsin, Ali ve Yusuf siz en kötü ihtimalle kebapçı olacaksınız 🙂 , şimdi bu yazıyı okuyacak olanlar sen ne olacaksın diye sorarlar belki inanın bende bunu kendime soruyorum.

Usta Birliği Kemalpaşa Armutlu Jandarma Karakolu

Çektiğim kura gereği Kemalpaşa İlçe Jandarma Komutanlığı merkezde usta birliğine başlayacaktım ancak son anda işin içine iş girince  ( Buğra hayatımı hafif kaydırmış olsan da on numara adamsın kardeşim belaya bi bah ya 🙂 ) kura değişti ve ben Kemalpaşaya bağlı dış karakollardan Armutlu karakoluna gönderileceğimi öğrendim. Neyse düzenlediğim dolabı tekrar valize doldurdum ve Armutlu karakoluna gitmek üzere devrem Gökhanla birlikte (vay devrem naptın) yola çıktık.

Karakola varınca Counter Strike Dust 2 bölümüne atıldığımızı hissettik acayip bir yerde acayip bir coğrafi noktada olan bu karakol adeta artık beni yıkın diye bağırıyordu. Çektiğimiz bazı sıkıntılar oldu bunları burada yazmayacağım çünkü unutmak istiyorum. Bu yazıyı görevlerimi anlatmak ya da çektiğim sıkıntıları dile getirmek için değil tanıştığım insanlara ithafen yazdığımı belirtmiştim.

Karakol ortamına alışma sürecimizde canımız sıkılıyor diye en büyük hobimiz mesai bitiminde arkadaşlık uygulamalarına girip insanlarla tanışmaktı çünkü inanın başka türlü vakit geçmek bilmiyordu. Bir de izmirde askerlik yapıyorsun her ne kadar biz izmirden sayılmasakta benim hedefim 2-3 kişi ile tanışıp arkadaş olmaktı. Şimdi fesat olan arkadaşlar işi başka yöne çekmeden belirtiyim amacım bu tarz şehirlerden arkadaş edinip yeni deneyimler elde etmekti.

İşte bu uygulamalardan birinde devrem Gökhan bir arkadaşla tanışıp sohbet etmeye başladı. Arkadaşın tanıdığı çok fazla insan varmış kemalpaşada (ki biz bunu sonradan öğrendik) sağolsun ilk çarşı iznimizde bizi kendi mekanı olan Sakız Adası’na davet etti. Armutlu’da çıktığımız 2 çarşıdan birinde sevgili Cagdan’ın Sakız Adası isimli mekanına gittik. Tanıştık, bol bol sohbet edip çok güzel vakit geçirdik. Ben bir an askerde olduğumu bile unuttum. Kendisi o kadar iyi niyetli bir insandı ki bir ihtiyacınız var mı varsa halledelim diye bize ısrarda bile bulundu. İlk çarşımızı Sakız Adası’nda güzelce geçirdikten sonra vedalaştık ve tekrar gelmek üzere karakolumuza döndük.

Daha sonra karakolda olan bazı olaylar sebebiyle çarşılar kilitlendi ve sadece ihtiyaçlarımızı karşılamamız için 1 seferliğine dışarı çıkabildik tabi son 15 günümüz kalana kadar. Cagdan’ın mekanına sadece bir kez gitmiş olmama rağmen kendisine yaptıkları için teşekkür ediyorum en azından bize ön yargıyla yaklaşmayıp bizimle arkadaşlık etti.  Bir asker için bu bile çok önemli inanın. Sonuçta iyi bir arkadaş kazanmış olduk İzmir’de. Kendisiyle umarım bir gün yine oturup sohbet edebiliriz belki Sakız Adası’nda belki İstanbul’da 🙂

Armutlu karakolunda geçen 4 buçuk aylık çetin zamandan sonra son 15 gün merkezde görev yapmak için “Transfer” edildik. Kemalpaşa merkezde çok güzel geçen 15 günün ardından 17.04.2018 tarihi itibari ile vatani görevimizi bitirerek tezkeremizi aldık. Gönül isterdi ki daha uzun bir yazı olsun ama anılarım bana kalsın ben yazdıkça tatsız şeylerden bahsedeceğimi bildiğim için burada yazımı bitiriyorum.

Sonuç olarak acemi birliğinde birlikte olduğum daha sonra görüşemediğim arkadaşlarıma, usta birliğinde benimle tek başına aynı yola baş koyan Marka Uzmanı devrem Gökhan’a (Daha çok kilometre yürüyeceğiz), sürekli komutanın postası olduğu için bizim karakola ziyarette bulunan acemi birliğinden koğuş arkadaşım Musa’ya, kemalpaşadaki son günlerimizde bize harika arkadaşlık yapan daha önceden Aliağa’da merhabalaştığım Buğra kardeşime, Aliağa’daki koğuş arkadaşım Murat’a, Mahir’e, Hüseyin’e, Berke’ye, Erdem’e, Süleyman’a, Erdoğan Uzman’a ve son olarak Sakız Adası gibi güzel bir mekana sahip olan Cagdan’a çok teşekkür ediyorum. Siz olmasanız askerlik hiç bitmezdi. Hakkım varsa helaldir, siz de hakkınızı helal edin.

Hayatımızın en güzel yılları daha gelmedi beyler, bunun için çok çalışmamız gerekiyor. Şimdi…

İSTİKAMET GELECEK MARŞ MARŞ!

2 thoughts to “Hayatımızın En Güzel Yılları”

  1. Her Türk erkeğinin doğar doğmaz boynuna asılan bu şerefli görevi senin gibi değerli bir arkadaşla yaptığım için kendimi şanşlı hissediyorum Tayfun klavyene sağlık kardeşim benim. Yüreğinden benim için geçirdiğin iyi dileklerinden dolayı çok teşekkürlerimi sunuyorum. Askerlik dönüşü herkese bahsettiğim ”acemi birliği bir başkaydı.” sözü işte bu yüzden dilimde dolanıp durur. Unutulmayacak baki kalacaksınız….

  2. Askerlik dediğin önce kutsal vatan görevi daha sonra da güzel dostluklar kurmak , yediğin içtiğin bir olmak , usudugunden üstünü örtmek , çay aldığından onlar için de almak demektir. Tayfunnnnn die bağırarak seslendigim güzel yürekli kardeşim seni iyiki tanımış ve iyiki seninle kalan 15 günü 1 ay gibi gecirmisim eglenmisim.. Sen hakkını helal et bana 😊 ( anladın sen umarım ) bir ömür boyu geldiğinde askerlikte yaşadığımız gibi ağırlamak üzere herzaman beklerim kardeşim. Herşey gönlünce olsun kalemin kuvvetli olsun 👍

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.